• Arkadaşlarım

  • Bağlantılarım

etnik kıyafetler

16/4/2006 ·

http://titus.uni-frankfurt.de/personal/manana/georg/ethno.htm

Konya Ayaklanması (2 Ekim-22 Kasım 1920)

15/4/2006 ·

Konya Ayaklanması (2 Ekim-22 Kasım 1920): Bu ayaklanma da Kuvayı Milliyecileri asi ve kafir olarak gören, Anlaşma Devletlerine karşı milli bir direnişin mümkün olamayacağına inanan kişilerin önayak olduğu türdendir. Kaynağını bir yıl öncesindeki Konya Valisi Cemal Bey'in Kuvayı Milliye aleyhine yürüttüğü faaliyetlere bulmak mümkündür.. Ulusal güçlerin direnişinin yakında Konya'nın Anlaşma Devletlerince işgal edilmesine yol açacağı yolundaki propagandalar, Kuvayı Milliyecilerin Yunanlılarla savaşmak yerine Türk köylerini soyduğu şeklindeki söylentilerle beslenince beklenen gelişme olmuş, Çumra'da Delibaş Mehmet çoğu asker kaçağı yaklaşık 500 kişilik bir çeteyle baskın yaparak buraya egemen olmuştur. Daha sonra Konya'ya yönelen Delibaş, bir yandan da kendi yandaşlarını Konya'ya vali, polis müdürü ve jandarma komutanı olarak atamıştır. İsyancılara Akşehir ve Beyşehir'in de katılması, Konya ve Isparta sancaklarının Konya'ya yakın yerlerinin asilerin eline geçmesi durumu ciddileştirmiştir. TBMM Hükümeti ayaklanmayı bastırma görevini Albay Refet'e (Bele) vermiştir. Refet Bele komutasındaki birlikler 6 Ekim'de Konya'yı, 16 Ekim'de Bozkır'ı, Seydişehir'i ve Beyşehir'i , 23 Ekim'de Çiğil'i ele geçirmeyi başarmıştır. Güçlerini önemli ölçüde yitiren ve dağılan ayaklanmacıların etkinliğinin tamamen ortadan kalkması, 10 Ekim'de Dinar'dan hareket eden Demirci Mehmet Efe'nin önce Akseki'yi alması, 22 Kasım'da da Isparta'ya varmasıyla mümkün olmuştur.

1-Koca Osman(Beştoy)2-Refet Bele3-Osman Bey(Tultoy)4-Hamzat Bey(şişbot)5-Ahmet Bey(Tultoy)6-Sadullah Bey(Canbolat)7-Kaymakam

15/4/2006 ·

ahmet tultoy ve abdülmecid koytemir beyler

15/4/2006 ·

beyşehir ahmet bey

15/4/2006 ·

beyşehirli çeçen-inguş'lar

15/4/2006 ·

Milli Mücadele 'nin belki de ilk Milli Teşkilatı'nı Beyşehirliler kurdu.
Konya Valisi Cemal Bey'in aşırı baskısına karşı, "vatanın selameti" için Beyşehir' de oturan Çeçenler, Süleyman Sırrı Bey'in başkanlığında;"Yoldaş adında bir cemiyet"93 kurdular. Cemiyet kurulduğu sırada henüz Mustafa Kemal Paşa Samsun'a çıkmamıştı.

Ocak 1919 tarihinde Beyşehir'de bulunan Aramsaz Süvari Alayı'na tayin edilen Kayserili Miralay Nazım Bey (şehit), Beyşehirliler' in bu çalışmalarından son derece memnun oldu. Hem çalışmalarına katıldı hem de destek verdi.

Bu çalışmalarını, arkadaşı Süvari Alayı'nın Baytarı Binbaşı Sadeddin Bey'le birlikte Toros dağlarının kuzey yamaçlarına kurulmuş köylere ve kasabalara kadar yaygınlaştırarak taban bulan Miralay Nazım Bey; "ve arkadaşları İstanbul Hükümeti'ne karşı ilk isyan bayrağını açtı”94. Konya'ya da sık sık gelerek, "bu düşüncesini Kolordu Kurmay Başkanı Rüştü Bey ve Fahreddin (Altay) Bey 'e açtı”95.Nazım Bey'in bu çalışmaları Vali Cemal Bey'in kulağına gitmişti. Bir gün Vali Cemal Bey ve mektupçusunun da katıldığı Konya'daki bir toplantıda vali; bu İngilizler er geç başımıza bir iş açacaklar. Tevkif edildiğimizi anlarsak, Toros dağlarındaki göçebe aşiretlerine sığınabilir miyiz?.. deyince Nazım Bey hiç düşünmeden; "Onlar buna çoktan hazırlar" cevabını verdi 96.

Nazım Bey'in Beyşehir'deki bu faaliyetlerini İstanbul Harbiye Nezareti'ne jurnalleyen Vali Cemal Bey, hakkında derhal işlem yapılmasını isteyince; Harbiye Nazırı Şefık Paşa, 19 Eylül 1919'da; Konya'daki 12. Kolordu Komutanı Ali Sait Paşa'ya şu telgrafı çekti; "Beyşehir'de bulunan Süvari Alay Komutanı Vekili Nazım Bey 'in orada bulunan süvari birlikleriyle civardaki köylere ve kasabalara taarruz ve halkı isyan hareketlerine teşvik ve bu alçaklığı görmeyenleri tepelemekte hatta işkence ve tehdit etmekte olduğu Antalya Mutasarrıflığı 'nca bildirilmektedir.

Konya 'da mevcut kuvvetlerden padişahımıza ve devlete bağlı subay ve erleri alarak hemen eşkıya Nazım üzerine hareketle, adı geçen in ölü veya diri olarak yakalanması ve emre itaat etmeyenler, her kim olursa olsun haklarında kanunun şiddetle uygulanması ve yerine getirilmesi istenmekte olduğundan, vali ile de görüşerek Jandarma ve sair kuvvetlerle mevcudunuzu pekiştirmenizi ve yukarıdaki emir uyarınca hareket eylemimizi,din,devlet ve padişaha hizmet ve fedakarlık gösterme zamanı olduğunu hatırlatırım”97.

"Türk'ü Türk'e kırdırma oyunu" olarak telakki ettiği bu telgraftan sonra Ali Sait Paşa; Konya Valisi'nin tutumunu da tehlikeli gördüğünden istifa edip İstanbul'a gitti. Bunun üzerine Vali Cemal Bey; 21 Eylül 1919 pazar günü İstanbul'a bir telgraf daha gönderdi ve "İstanbul Hükümeti 'ne karşı isyan halinde bulunan Beyşehir 'deki Aramsaz Süvari Alayı 'nın lağvedildiği derhal bildirilmelidir"98 isteğini yeniledi.

Heyet-i Temsiliye'nin Konya'ya bir kumandan gönderdiğini duyan Miralay Nazım Bey; "O sırada Kızılviran Nahiyesi Müdürü Rumelili Adil Bey'le birlikte 50-60 kişilik süvari birliğiyle Konya 'ya gelerek”99 Akyokuş mevkiine mevzilendiler.

Vali Cemal'in İstanbul'a kaçmasından sonra Müdafaa-i Hukukçu Vali Vekili Mehmed Vehbi Efendi; "Eşrafla bir toplantı yaparak Konya 'nın milli iradeye bağlılığını bildirmek ve Nazım Bey 'in Konya üzerine yürümesine mani olmak üzere Müftü Ömer Vehbi Efendi ile Mümtaz Bahri Koru 'yu Nazım Bey'le görüşmek üzere Akyokuş 'a gönderdi. Heyet Konya 'nın da Kuva-yı Milliye safına geçtiğini bildirmesiyle "100 Nazım Bey Beyşehir' e geri döndü.

Konya, Valilik meselesinin hallinden sonra Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne bağlı Beyşehir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Şubesi, Memiş Efendi'nin başkanlığında kuruldu. Cemiyetin diğer üyeleri; "Süleyman Sırrı Bey (galgay), Miralay Şehit Nazım Bey, Belediye Başkanı Mevlüt Bey,Bakkahade Ahmed Efendi, Faik (Babaoğlu) Bey, Dava Vekili İkbal (Soylu) Bey, Osman (Tultay)Bey(nohçu), İsmail (Taşkoy) Bey(ğalgay), Sadıkhacı Köyü 'nden Mehmet (Cadal)101 Efendi’ den oluşturuldu.


Beyşehir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin köy temsilcileri ise; Sadıkhacı Köyü'nden İmam-Hatip İbrahim Efendi, Karaali Köyü'nden Ali Efe, Emen Hatibi Hasan Efendi, Bayındır' dan Araboğlu Mehmed Efendi, Gökçimen Köyü'nden Hatip Ali Efendi ve Hoyran Köyü'nden Hatip Ahmed Efendi idiler102.
Miralay Nazım Bey'in II. İnönü Savaşı'na katılmak üzere Beyşehir' den ayrılması üzerine Ankara' da görevli bulunan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Beyşehir Şubesi'nin en önemli şahsiyetlerinden olan Süleyman Sım Bey, Beyşehir'e dönerse de Beyşehir' de meydana gelen karışıklığın önüne geçilemez.

Özellikle bir fesat merkezi haline gelen Manastır / Üzümlü köyünden Hacı Resul Efendi, Hafız Ali Efendi, Deli Mehmed Efendi, Hüseyin Efe, Laz Mehmet Çavuş, elebaşılardan Huğlulu Kara Mustafa Efendi, Doğanbeyli Hamdi Efe, Sadıkhacılı İbrahim Efendi, Delibaşı Mehmed'in Konya'da hapishaneden bıraktığı Tüfekçi Veli'nin Osman ve Kuloğlunun Hafız Mehmed gibi elebaşılar oluşturdukları Heyet-i Islahiye Kumandanlığı ünvanı ile Beyşehir'i bastılar103.

Bozkır'dan gelen Refet Bele ile Yalvaç'tan gelen Demirci Mehmed Efe komutasındaki Milli kuvvetler, Beyşehir'i asilerden temizledi.